Son Dakika

PROF. DR. MEHMET AKALIN: “80 YIL GEÇTİ, AHISKA TÜRKLERİNİN SÜRGÜNÜ HÂLÂ SONA ERMEDİ”

ad image

Akalın, sürgünün üzerinden 80 yılı aşkın süre geçmiş olmasına rağmen Ahıska Türklerinin anayurtlarına dönüş sürecinin hâlâ tamamlanamadığını belirterek, Avrupa Konseyi ve Gürcistan makamlarını daha etkin adımlar atmaya çağırdı. Raporda durumun yer almamasınıda eleştiren Akalın, raporda konunun yer alması yönünde komisyona önerge verdi, önergenin komisyonda görüşülmesinin ardından sonraki Gürcistan İzleme Raporunda yer alacağını ve muhakkak yer alması gerektiğini belirtti.

Konuşmasında, Ahıska ya da diğer adıyla Mesket Türklerinin bugün Gürcistan sınırları içerisinde bulunan anayurtlarından zorla sürgün edildiğini hatırlatan Akalın, binlerce aile için sürgünün hiçbir zaman gerçekten sona ermediğini ifade etti.

Geri dönüş sürecinin on bir yıldan daha uzun süre önce başlamasına rağmen ilerlemenin son derece yavaş olduğunu vurgulayan Akalın, mevcut durumun kabul edilemez olduğunu söyledi. Yaklaşık 15 bin 300 kişinin geri dönüş başvurusunda bulunduğunu ancak bunlardan yalnızca 494 kişiye şartlı vatandaşlık verildiğini belirten Akalın, bu rakamların Gürcistan’ın Avrupa Konseyine katılırken üstlendiği yükümlülüklerin gerisinde kalındığını açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi.

Ahıska Türklerinin gönüllü, güvenli ve onurlu şekilde anayurtlarına dönebilmelerinin önünde hâlen önemli hukuki ve idari engeller bulunduğunu kaydeden Akalın, Gürcü makamlarının kalan engelleri kaldırması, aile birliğini güvence altına alması ve geri dönüş ile vatandaşlık süreçlerini Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne tam uyumlu şekilde yürütmesi gerektiğini ifade etti.

Avrupa Konseyinin bu konuda hem ahlaki hem de siyasi sorumluluğu bulunduğunu belirten Akalın, Ahıska Türklerinin meselesinin sürgünden seksen yılı aşkın süre geçmesine rağmen çözülememiş bir insan hakları sorunu olarak varlığını sürdürdüğünü söyledi.

Akalın konuşmasının sonunda, geri dönüş hakkının yalnızca hukuki bir imkân olarak kalmaması gerektiğini vurgulayarak, “Bu insanların artık daha fazla beklemeleri istenmemelidir. Ahıska Türkleri tanınmayı, onurlu bir yaşamı ve kendi yurtlarına geri dönme fırsatını hak etmektedir” ifadelerini kullandı.